KUYRUK ACISIİnternette dolaşan bir resim var. Dört adet türbanlı kız, yaşları 15-17 olsa gerek, muhtemelen bir okulun bahçesinde ki Atatürk büstüne parmak ve elleriyle alay edercesine hareketler yapıyorlar.Bunun anlamı bence, "artık dönemin bitti, senin yıktığın ve 90 yıldır özlemini çektiğimiz şeriat dönemin başlamak üzere" mi? demek istiyorlar, yoksa yıllardır içlerinde ki kin ve nefretin su yüzüne çıkmasının bir iz düşümü mü bilinmez... Bilinen bir şey varsa, bu kızları yetiştiren hocaları, babaları her kimselerse geçmişte kalan derin bir kuyruk acılarının olması. İster, bu kuyruk acılarının ismi Kubilayın katili Giritli Derviş Mehmet ve avanesi olsun, ister İskilipli Atıf Hoca, ister Sadi- Kürdi, isterse padişah Vahdettin olsun hiç farketmez, bu kuyruk acıları var oldukça devam edecek, çocuklarına, torunlarına bu acıyı aktaracaklardır. Zamanın birinde bir oduncu varmış. Her gün kısmetini köyün yakınında ki ormanda arar, kestiği odunları kasabada satar kıt kanaat geçinir gidermiş. Bir gün, ormanda yaralı bir yılan bulur. Yılana sevgiyle yaklaşıP, yarasını sarıp iyleşmesi için melhemler sürmüş. Yılan, tez zamanda iyleşmiş ve ormana doğru giderken durmuş ve geri dönüp, odunucunu yüzüne bakmış ve dile gelmiş; " ey insanoğlu, sen iyi bir insansın, yüreğin tertemiz. Bundan sonra ben senin bu dünyada ki en iyi dostunum. Eğer kimseye söylemezsen bende sana bundan sonra yardım etmek isterim" demiş. Oduncu şaşkınlıkla yılana bakmış. Yılan kendisini takip etmesini söylemiş ve ormanın kuytu köşelerine doğru kıvrılarak gitmeye başlamış. Bir süre sonra bir kuyunun başında durmuş. Oduncunun, kuyunun başında beklemesini istemiş. Gözden kaybolmuş, bir süre sonra ağzında bir altınla dönmüş ve oduncunun önüne bırakmış. Oduncuya, " her gün buraya gel, artık odun toplamana gerek yok, ben sana bir altın veririm gidersin. Ancak ne olursa olsun kimseye söyleme" diye sıkı sıkıyada tembih etmiş. Oduncu, bu durumdan çok ama çok mutlu olmuş. Artık yorulmadan endişe etmeden rahat bir hayat sürmeye başlamış. Gel zaman git zaman bir gün çok hastalanmış. Ölürse bu sırda kendisiyle birlikte gidecektir ve çocukları eski fakirliklerine döneceklerdir. Çaresiz kalmış ve yılana verdiği sözü unutarak büyük oğlunu yanına çağırmış, olayı anlatmış ve sıkı sıkı tembih etmiş kimseye söylememesin diye. Büyük oğlan her gün babasının yerine ormana giderek yılanın getirdiği altını almaya başlamış. Ancak içinden de "neden her gün bu kadar yolu gidiyorum, şu yılanı öldürüp kuyudaki altınları alsam ya!" diye geçiriyormuş. Bir gün karar vermiş. Kuyunun başına gidip yılanı beklemeye başlamış. Yılan altınla gelince elindeki baltayı savurmuş ve yılanın kuyruğunu koparmış. Yılan da can acısıyla oğlanı ısırmış ve zehirlemiş. Oduncu ağır hastalıktan kurtulmuş. İyleşmiş. Ancak hem oğlunu hemde çok iyi bir dostunu kaybetmiş. Kuyunun başına gitmiş. Beklemiş, yılan çıka gelmiş. Yılana," ben sözümde durmadım, sana ihanet ettim, bunun bedelinide oğlumla ödedim. Yine dost olalım eskisi gibi" demiş. Yılan, "çok üzgünüm oduncu "demiş. "Sen benim hayatımı kurtardın, minnettarım. Ancak ben senin oğlunu öldürdüm. Bende bu kuyruk acısı, sende evlat acısı olduğu sürece biz asla dost olamayız." Tarih Türk Milletine verebileceği en büyük liderlerinden birini veridi. Bunu biz Türkler değil, aklı mantığı ve gerçeği gören herkes söylemektedir. İşte bir örnek Türkiyeye hiç ayak basmamış ABD'li psikiyatr Prof. Arnold LUDWIG, "In one of the most comprehensive and insightful studies of political leadership ever undertaken-KING of the MOUNTAIN" adlı kitabında, 20. nci Yüzyılda tüm dünyada ülke yönetmiş, Abdülhamid'den Kaddafi'ye, Mao'dan Roosevelt'e, Degaulle'den Nehru'ya, Churchill'den Hitler'e, Mussolini'den Mandela'ya, Stalin'den Nasır'a ve Arafat'a, 2000(iki bin) kadar lider hakkındaki 18 yıllık araştırmasının sonucunda, 377 belli başlı devlet adamı/lider tesbit etmiş ve onlara 200 kadar değişik değerlendirmeye göre, 1'den 31'e kadar puan vermiş. PGS (Political Greatness Scale) olarak tanımladığı bu sıralamada, örneğin; En çok Roosevelt 30, Mao 30, Nehru 25, Churchill 22, Golda Meir 12, Fidel Castro 23, Lenin 28, Khomeini 23, Kennedy 15 .......puan almışlar. Sadece Bir lider, 31 puanla ve "Visionary" sıfatıyla, 20.nci yüzyılın gelmiş geçmiş en büyük devlet adamı/lideri unvanına hakkıyla lâyik görülmüş. O da; Mustafa Kemal ATATÜRK! İşte o zavallıların dalga geçmek istedikleri insan. Onlarda bu kuyruk acıları bitmedikleri sürece, sadece dünya değil kainat bile takdir etse, Mustafa Kemal onlar için... Neyse, Haberokur.com ![]() Yazıyı paylaş : << Önceki || Sonraki >> Yorum Yap Tavsiye Et Yazdır Kaydet Yorumlar ( 0 / 0 )
|
Diğer Yazıları
» DEMOKRASİ DEVRİMİ
» NEDEN SURİYE? » 4+4+4 » BARIŞ VE DEMOKRASİ » General Oliver CROMWELL'in Söylevi » UTANMAZ HAİNLER!... » KEMALİST DİKTATÖRLÜK » Hocalı » KUYRUK ACISI » MİT'LENDİK İlgili Haber Haberokur.com Menü
DARAĞACI: Türkiye, İran, Suriye adlı kitap çıktıAsıl HEDEF TÜRKİYE’dir. Darağacı: Türkiye, İran, Suriye kitabında farklı alanlardan dört yazar Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye açısından 2012 gündemini mercek altına alıyor. Asıl HEDEF TÜRKİYE’dir. 2012 yılında Türkiye’yi hangi tehlikeler bekliyor? Bir solukta okuyacağınız kitapta Ortadoğu’nun tarihi geçmişi ve bugünü arasında bizler Türkiye olayların neresinde yer alacak? TÜM KİTAPÇILARDA... |