Sarı Öküz ve BurunEski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Ama çevredeki aslanlar da bir türlü rahat bırakmazmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı..."Yahu" demişler, "Hesapta kralız, açlıktan öleceğiz... Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor; fillere saldırsak, fazla büyük... Ceylanlar hızlı, yetişemiyoruz; kuşa dalsak, uçuyor; e balık yakalayacak halimiz de yok... Öküzler de her saldırıyı püskürtüyor N’aapsak?" "Tilkiye danışalım" demişler. Tilki "kolay" demiş, "beni, öküzlerin yaşadığı zengin otlakların prensi yapın, işinizi halledeyim..." Kabul etmişler. Tilki, elinde beyaz bayrakla öküzlere gitmiş, "saygıdeğer öküzler" demiş, "aslında aslanlar uysaldır, sizi de çok seviyorlar... Ama şu aranızdaki sarı öküz var ya, sarı öküz, işte sorun o... Görünce tahrik oluyorlar, canları çekiyor, verin şu sarı öküzü, kurtulun kardeşim, huzur içinde yaşayın!" Öküz heyeti düşünmüş taşınmış, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığıyla, verivemişler sarı öküzü... Aslanlar da afiyetle yemiş. Bir gün, iki gün... Tilki gene gelmiş. "Bakın gördüğünüz gibi, saldırılar kesildi, mutlu mutlu yaşıyorsunuz" demiş ve eklemiş: "Ama şu benekli öküz var ya, benekli öküz, o burada olduğu sürece size rahat yüzü yok arkadaş, canları çekiyor, verin, kurtulun!" Öküz heyeti düşünmüş, "otlağın selameti için" teslim etmiş benekli öküzü. Üç gün, dört gün... Tilki gene gelmiş. Kuyruğu uzun olanı... Burnu beyaz olanı... Tombul olanı... Tek tek alıp, gitmiş. Otlak seyrelmiş. Aslanlar semirmiş. Bir gün... Tilki gelmemiş! Gerek kalmamış çünkü. Direkt aslan gelmiş. "Hanginizi istiyorsam, canım hanginizi çekiyorsa, onu vereceksiniz, adamı hasta etmeyin" demiş. Otların arasında tir tir titreyen, tek tük kalmış öküzler, "keşke sarı öküzü vermeseydik" demiş ama, iş işten geçmiş. Birileride bizim öküzleri uyandırsa keşke...Öküz lafına alınan olur belki ama Öküzüm diye ortaya çıkarmı bilemem. Burun Meselesi Ruanda, küçük bir Afrika ülkesidir. Nüfusu: 9,907,509 Okur-yazar oranı: % 70,4 Din: Halkın % 82,5’u Hıristiyan, % 5’i Müslüman Kişi başına yıllık gelir: 1000 dolar. Halkın % 60’ı yoksulluk sınırı altında. Ruanda 1890 Brüksel Konferansı'nda, bölgede neredeyse hiç Alman olmamasına rağmen, hâkim devletlerce Ruanda, Almanya idaresine verildi. Almanya, 1907'ye kadar ülkeye bir idareci bile göndermedi. I. Dünya Savaşı'nın ardından Ruanda yönetimi Belçika'ya verildi. Belçikalılar Almanların aksine yönetimle daha fazla ilgilendiler. Doğal yaşam ihtiyaçlarını karşılamak dışında çalışmayan Ruandalılara kahve tarlalarında çalışma zorunluluğu ve çalışmayanlar için kırbaçla cezalandırma gibi yeni kurallar getirildi. Ülkede o zaman yaşayanların %90'ı Hutu, %9'u Tutsi, %1'i ise Pigmeydi. Pigmeler yaşam alanı ve kültür olarak diğerlerinden farklı olsa da, o güne kadar bir arada yaşayan Tutsi ve Hutular birbirlerinden çok farklı görülmüyordu. Belçikalı sömürgeciler Ruanda’yı kolayca yönetebilmek için, o çok iyi bilinen ‘Böl ve Yönet’ yöntemini hemen uygulamak istediler. Ama önce, Ruandalıları bölüp parçalıyacak bir gerekçe bulmalıydılar. Belçikalı egemenler Ruandalıları dini inançlarına ve etnik kökene göre bölemiyorlardı. Tutsilerle Hutular arasında kan, soy ve kültür farkı yoktu. Tutsilerle Hutuların genetikleri de aynıydı. Yani, etnik kökene dayalı bir ayrımın aslı astarı yoktu! En sonunda Ruandalıları bölecek şeytanca bir formül buldular. Ruandalıları ‘burnu uzun olanlar’ ve ‘burnu kısa olanlar’ diye ikiye ayırdılar. Burnu uzun olanlara ‘Tutsi’, burnu kısa ve basık olanlara ‘Hutu’ dediler. Tutsilerin, soylu, kültürlü ve daha akıllı olduğunu duyurup, kendilerine hizmet edecek yöneticileri Tutsilerden seçtiler. Aslında, burnu uzun Tutsiler azınlıktaydı. Ruandalıların çoğunluğu kısa ve basık burunlu Hutulardı. ‘Böl ve Yönet’ yöntemini uygularken. Bölünme sonucu ortaya çıkan sınıflardan, azınlık olanını kendilerine uşak olarak seçtiler. Azınlıkta olan uşaklar aracılığıyla çoğunluk üzerinde baskı kurup denetimi sağladılar. Azınlıkta olanlar, konumları nedeniyle, çoğunlukla baş edemeyeceklerini bildiklerinden sürekli olarak efendilerine bağlı kaldılar. Belçikalı sömürgeciler, Tutsi seçkinlerini kullanarak halktan vergi toplamayı ve Belçika’nın politikalarını dayatmayı başardılar. Yerel yönetimlere Tutsileri getirerek egemenliklerini pekiştirdiler. 1950’lerde ortaya çıkan ve 1960’larda süren Afrika Milliyetçiliği rüzgarı Orta Afrika’da esmeye başlamıştı. Afrikalılar, sömürgecilere karşı başkaldırıyordu. Eylemin öncüleri, Birleşik Afrika ve tüm Afrikalılara eşitlik istiyordu. İşte bu rüzgardan cesaretlenen Ruanda’nın Hutuları, Tutsilere başkaldırdılar. Kasım 1959’da Tutsilerle Hutular arasında silahlı çatışma çıktı. Binlerce Tutsi öldürüldü, binlercesi de komşu Uganda’ya kaçtı. Belçikalı sömürgecilerin başlattığı ayrımcılık sonucu Ruanda’da bir iç savaş çıkmıştı. 1 Temmuz 1962’de Ruanda, bağımsızlığına kavuştu. Ancak Belçikalı sömürgecilerin neden olduğu iç savaş durmadı. Hutularla Tutsiler arasındaki katliamlar aralıklarla sürdü. Ruanda’da iç savaş 1994 yılında soykırım boyutlarına ulaştı. Çoğunluğu Tutsi olan 800 bin Ruandalı öldürüldü. Ülkemizde alevi sunni, Türk, Kürt, türbanlı, türbansız, laik, antiLaik, sağ, sol ayrımları yaptırılıp iç savaş çıkartılmaya çalışıldı ama Milletimiz bu oyuna gelmedi, senaryoları tutmadı. Şimdi Adına Kürt açılımı denilip sonra Demokratik bilmem ne olan açılım neye hizmet etmekdetir? Çözümsüzlük çözüm değil deyip, çözümü ver kurtul sanan zihniyet Kıbrıs, ekonomi, işsizlik,terör gibi sorunların hangisinde çözüme ulaşmıştır. Bu yazıyı paylaş Bu yazi 12588 defa okundu. << Önceki || Sonraki >> Yorum Yap Tavsiye Et Yazdır Kaydet Yorumlar ( 3 / 12 ) harika
kaleminize sağlık.. Gön.: Misafir , 23:21 07 Subat 2010 DEM
Tek kelimeyle mükkemel bir izahat Tbr ederim sayın levent bey. Traviandan DEM Gön.: Misafir , 13:19 10 Ekim 2009 helal
helal olsun sevgili yazar bey Gön.: Misafir , 14:11 16 Eylül 2009 |
Diğer Yazıları
» "Van Mınıt" Bayram Olsun
» Milli Onurumuza Ne Oldu? » Köşe Taşları » Hangi Başbakan Hangi Yargı? » Moralim Bozuluyor » Hukuku dolanmak » Mini Test » Oyuna Gelmeyin! » Hangi Milletin iktidarısınız? » Adını Sen Koy İlgili Haber Haberokur.com Menü
|